tünel
Tekrar olduğum yere geri gelmiştim. Bir kız sürekli bana bakıyordu. " hey sen neden bana bakıyorsun'' yavaş yavaş bana doğru geliyordu.
-seni tanıyorum adın Cara olmalı.
-beni mi? Nerden?
-duydum. Seni konuşuyorlardı
- sen ne demek istiyorsun?
-üzgünüm bende bilmiyorum. Tek bildiğim bu.
-adın ne?
-gisele
-kardeşlerimi de duydun mu
-evet. Onları galiba yaklaşık 2 saat önce gördüm.
-ne nerde!?
-götürdüler.
-nereye, ne istiyorlar?
-bilmiyorum ne istediklerini ama onları karanlık odalara götürüyorlar. Endişelenme hepimizin sonu orası olacak.
-onlara ne yapıcaklar? Bize ne yapıyorlar? Orası neresi!
-karanlık odalarda ne yaptıklarını bilmiyorum ama oraya gidenler tekrar dönmedi.
-oraya nasıl gidebilirim?
-yolu bilen birkişi tanıyorum.
-beni ona götür.
-hazırlan o zaman gidiyoruz.
Birsürü kalabalıktan geçtik ve bir odanın önünde durduk ve içeri girdik. İçerisi çok kasvetliydi. Ama şaşırtıcı derecedede topluydu. Benim yaşlarımdaki bir genç yatağının üzerinde yatıyodu.
Gisele:"bu Brain.''
Brain adlı çocuk yatağından kalktı ve bana aceleci bir bakış attı.
''Gisele ben sana dememısmiydim kimseyi odama getirme diye?
-hey o farklı anladın mı ? O arkadaşım ve kardeşlerini aıyor.bize yardım etmelisin.
Banja bakarak:
-adın ne ? Dedi
-cara.
-sadece cara mı?
-Edwin Cara Valerie.
Bende Brain.
-sadece brain mı?
-James Brain Parker.
-bize yardım edicek misin?
- eğer kardeşlerini bulmak istiyorsan çabuk olmalıyız bu tünelden hadi.
-önden buyrun...
Bạn đang đọc truyện trên: Truyen4U.Com